Belgesel Alice

aslan-ceylan

Aslanları fark ediyor ve uyarıyor. İki erkek yavru hemen harekete geçiyor. Birisi deliğe dalıyor. Diğeri uzun çalıların arasında hareketsiz kalıyor. İki dişi duraksıyor, bir anlık boşluk ölümle neticelenebilir. Garip bir inlemeyle aslanları ona saldırmak üzere davet ediyor. İki yavrusunun hayatını kurtarmak için aslanlara kendini sunuyor. İşte annelik içgüdüsü, insanın kendi canının her şeyden değerli olduğunu düşünenlere adete bir tokat gibi çarpıyor. Bunu düşününce onun yerinde bir insan olsaydı çocuğunu kurtarmak için aynı fedakarlığı yapıp yapmayacağı sorgulanıyor. Tabii ki bu sorgu uzun sürmüyor. Çünkü cevap ortada istisnalar olacak olsa bile çoğu anne bunun için bir saniye bile düşünmeyecektir.
Tehlike geçtikten sonra, ikisini de yanına çağırıyor. Gece boyunca ve şafak sökerken acı içinde seslenmeye devam ediyor fakat onlar annelerine bir daha cevap veremeyecek. Bazı yavruların kaçınılmaz kaybı da inkar edemeyeceğimiz bir gerçek. Leopar vadisinde sahip olunan bu yer iyi korunmalı. Rakip bir dişi leopar onun bölgesinde cesaretle hak talep ediyor.
Koku yoluyla verilen, kimyasal mesajlar hemen alınıyor ve buna engel olmak için derhal harekete geçiyor. Manda dışkısı içinde yuvarlanıyor hareketli ve sesli mesajlar veriyor. Fakat görünen o ki Afrika’nın en tehlikeli iki kedisi arasında dövüş kaçınılmaz. İşte tam bu sırada ufak tefek olan cep telefonu ile uzaktan akrabası olan diğer kedigillerden yardım istiyor fakat onların zamanında yetişmeleri gerçekten çok zor.
İkisi de birbirlerine çok benzedikleri için kavga esnasında onları birbirinden ayırt etmek  çok zor. İki yavru beslemesi gereken Pundi ceylan sürülerini hedef alıyor. Keskin gözleri bir ceylanın topalladığını farkediyor. Şu andan itibaren hedefi o olacak. Avının üstüne doğru hızla atağa kalkıyor. Hiç yorulmayacakmış gibi heybetli, güçlü ve kusursuz bir görüntüye sahip. Kovalamaca tahminimden çok daha uzun sürüyor. Bu uzun ve yorucu takip tecrübeli olanın hızlı olana karşı arka bacaktaki adele yırtığı sonucu belirliyor. Bu yırtık yaşamak ve ölmek arasındaki fark kadar açık ve net gözüküyor karşımızda. İşte bu yırtık elbiseleri param parça edilmiş bir insan gibi, ve ağlamak üzere olan bir görüntüye sahip leşçiller toparlanıyor. Akbabalar doluşmadan karınlarını doyurmak zorunda olan bu avcının acaba hızla karnını doyuracak hali kaldı mı?


Onların heybetli katanlarının gölgesinde kaçışmak zorunda mı kalacaklar yoksa?

işte bu soruların ışığı altında yavrularını korumak için akbabalara saldırıyor. Cesurlar onu takip ederken ısrarlı olana karşı yapılacak bir şey olmadığını görüp kendi bin bir zahmetle buldukları yiyeceklerinden vazgeçiyorlar.

Bunların hepsine şahit olmak zorunda kalan Alice Panner hafif bir burukluk ama kaliteli bir belgesel izlemenin verdiği heyecan ve rahatlık içinde gerçekten çok karışık duygularla adeta savaşıyor.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: